a.j.m.x. ® | sevgili site

sevgili site | ajmx

About

Aşka sevdaya dair web üzerinde oynaşmalar...


Düş/yüzünde Söz Tutuldu gulay saglicak

June 15th, 2008

bir parça daha eksilirken, adımladım şehrinizi…

bir parça daha eksilirken dudaklarımdan düşürmedim isminizi…

eksikliklerimle daha çok sevdim sizi…

varlığınıza yeni boyutlar verdim izinsizce…

dört elementten (vaz)geçtim.

toprak olsam kururdum susuzluktan…

Read the rest of this entry »


kalan yokluktur bana… niso

June 5th, 2008

aşka ölümle paralel yaklaşmaktır yalnızlık bazen sen seçersin onu bazende onu sana verirler kaderin gibi yapışır yakana her güzel yüzde umut belirir içinde ardından olmayacağına inandırırsın kendini olmazların olur olduğunu hayal edersin ama yalnızlık işlemiştir içine bütün kıvılcımlara yağmur misali düşer Read the rest of this entry »


ağrılarıma a-dört kağıdı! gulay saglicak

May 30th, 2008

 (kimi zaman bilmediğimiz sonlara koşarız; “ sen bana bir adım gel! ben sana koşarım ”…) 

her hali vardı kabuğumda acının

seğirten, ak’ça bir hayattı yaşadığım.

kanattı…

Read the rest of this entry »


masal yüzlü prensin cinayeti gulay saglicak

May 20th, 2008

Bugün yeniden dolaştım “masal yüzlü sevgili”nin düşsel mabedinde;

Yaramazdı bana, yaram “azdı” yine

Ne derin yanmışım meğer, bu sinsi rüzgar alevimi cehenneme çevirir

Yalnız gördü ya, yine bana çektirir sayısız ıstırapları

Bakışları ne uzaktı benden ve nasıl sevgi dolu, nasıl da ışıl ışıl

Read the rest of this entry »


Benden sormayın beni, benden bulmayın!   

Kurdelesi yeni kesilmiş eskici dükkânımda 

Tutkalla tamir ettiğim ahşap oyuncağımdı zaman

Hepsi aynı ağızdan çıkmış o endüstriyel yalanlarla

Birbirlerine her dokunuşta yaralanır olunca akreple yelkovan

Hiç tanımadığı duvarlarla özdeşleştirilen saatler

Read the rest of this entry »


düş gulay saglicak

May 19th, 2008

Şimdi gözlerindeki karanlığa yürüyorum

Eline el değmeyecek kadar sıcak!

Kontak lenslerini bir kenara atıp

Kılcal damarlarını ayıklıyorum bakışlarının

İliklerine doğru yol alırken aşkın…

Read the rest of this entry »


 

bir seçeneğim yoktu artık, gideceğim bir kentte…
dramatik bir can çekişmesiydi aşklar. yalnız kalmış iki bedenin suskunluğuydu, yüzümdeki ayrılık … aya benzerdi yüzüm ve hep bi yanı karanlık… göğe çeviremiyordum yüzümü, düşerdim bakarsam , başım dönerdi…

 

 

usul usul gecenin kucağında sallıyorum düşlerimi, ses çıkarmayın ; uyuyor şimdi… sonsuz susmalarınız neden dillenir bu gece? konuşmayın , bakışlarınızda yeter canımın acıtmaya… ben, engelli düşlerimi salarım yine kucaklarınıza, siz istediğiniz gibi hırpalarsınız yine… uzun uzun susar, bir tek söz etmem. susun artık sihirim bozuluyor iyiden iyiye…

sevda yeminim  tövbe edildi mi bu gece? nefesim sihirsiz mi artık?

bir seçeneğim yoktu, gideceğim bir kentte…

Read the rest of this entry »


ayrılık provaları gulay saglicak

May 18th, 2008

kırpmadan gözlerimi bakıyorum güneşe…

susma payım büyük yolculukta !susuyorum… 

…1 

aşk beni terk eden bir eylemdi… terk ettim bizi ! öldüm öldüm dirildim… dirilttim bizi… ey aşk! öldüren bir katildiniz çoğu zaman eski beni unuturdum sayenizde, ağlardım hafızamın yenikliğine hala artıkça yanmalarım, işte öyle; ölüyorum yine.. 

…2 

Read the rest of this entry »


ve Aşk!!! gulay saglicak

May 18th, 2008

herkes biliyordu ki ben gerçektim ve sizin gözlerinizdeki her şey ütopyaydı
bu yüzden görmezden gelebiliyordunuz,anlayabiliyordum…
biliyordum ve biliyordu herkes..
giremedim gözlerinize…
dokunmamak için göz bebeklerinize; aforoz edildim..
kaç sancının gözyaşımla yeşerdiğiniz bilmiyorsunuz bile..

ölüm neydi? doğarken ölmedik mi..
bu dünya koca bir mezar değil mi?
dirilişimiz ahrette değil miydi?..
ahir zaman, beni yoluna yoldaş etme..

üzerime sürdün intiharları.. geleceğini bilsem ölmezdim.. ” 

***

“herkes kendini sussun konuşacak bir şey kalmadı nasıl olsa…”susan dilim, gözlerimide kekeme bıraktı…
sürçen bir lehçeyle düşümde büyütüldü…
ahir zaman telaşlarıyla bütün günahlar birer birer işlendi…

“ölümle süsle beni ve ölüm gibi gel bana
baki kal bedenimde… ”

dedi…

ve Aşk !!! yeni doğmuş bir bebek kadar savunmasız…
avuçlarıma sığacak kadar küçük…
iç kavgalarımı sona erdirecek kadar benim/di…
seviyordum…
çünkü benim/di…

gülay sağlıcak      

on sekiz mayıs iki bin sekiz 

 


HABS-İ NEFES, HABS-İ DEM… gulay saglicak

May 18th, 2008

sonbahara lanet, ilkbahar tadında Aşk… eylül’e isyan ! 

yüzüme karşı öykünen,en zehirli kabuslardan uyandıran bir ninni… ateş kavuklarında sakladım bizi…yalnızlığa ihanetimle yattım pusuya…ölüme hazırlarken bedenimi, ölümsüzlüğe açtın ellerimi…

“sen ki;karanlık sularda ışığım,

yaşamdan koparıldığım an, ömrüme lütfedilen bir yamasın…

iyiki yüreğime döşenip sevdin beni

ve iyiki evvel zamanlara inatla yakana nakış bilip;

seni sevmeme izin verdin…”  Read the rest of this entry »